| 
Satrancı ilk keşfeden kişi Hintli düşünür Herssabbin Dahire, oyunu yaygınlaştıransa Liclac İbn-i Sita isimli bir Hintlidir. Satranç, bakış açısına göre ya inanılmaz derecede eski ya da dikkate değer şekilde yenidir. Satranç kurallarının, 7. yüzyıldan günümüze kadar nasıl geliştiğinin hikayesi çok karışık ve şaşırtıcıdır:
Satrancın atası MS 600'de oynanan Çaturanga isimli oyundur. Tarihçiler satrancın (daha doğrusu çaturanga'nın) din zulmünden kaçan budist rahipler yoluyla Çin'e götürüldüğünü düşünmektedirler. Çin satrancı 8. yüzyılın sonunda ortaya çıkmıştır ve onu Japon versiyonu Şogi takibetmiştir.
İlk resmi uluslararası satranç turnuvası 1851'de İngiltere, Londra'da düzenlendi. Bu turnuvada İngiltere şampiyonu Howard Staunton herkes için geçerli olması gereken Satranç Kuralları'nın (rok, geçerken alma berabere kuralları,dokunulan taşı oynama kuralı vb.) onaylanma gerekliliğini tartışmaya açtı. Ne var ki bu hayalin gerçekleşmesi ancak bugün FIDE (Federation Internationale des Echecs) ismi altında bilinen uluslararası bir satranç federasyonunun kurulmasıyla mümkün oldu.
Satrancın faydaları
Satranç, insanların "aman milletin isi gücü yok iki saat bir hamle düşünüyor" felsefesiyle yaklaştığı bir zeka geliştirme aracıdır. Kesinlikle "bir oyun" denilerek basit bir şeymiş gibi gösterilemez. Satranç 16(belki de daha fazla) asırdır insanların gözdesi ve hiç eskimeyen, aksine oynandıkça daha iyi anlaşılan bir oyundur. Sadece 1. hamle (Beyaz ve Siyah birer hamle yaptıktan sonra) sonunda 400 farklı durum ortaya çıkabilir.
Kağıthane halk eğitim merkezleri işbirliğinde yürütülecek olan satranç kursları gençlerin ve çocukların zeka jimnastiği yapmalarına ve düşünce spor dalında gençleri düşünmeye yöneltmeye devam ediyor. Kursiyerlerimiz Bu kurslar sonunda Satranç Antrenör Yardımcılığı belgesine sahip olacaklardır. |